Türkçemiz; kıvrak, hareketli, üretmeye ve türetmeye çok uygun bir dildir. Ayrıca bin senelik bir yazılı geçmişi, dünyanın geniş bölgelerine dağılmış, dal budak salmış bir durumu vardır. Bence önce Türkçenin var olan olanakları yaşayan Türk lehçelerinin sağladığı olanaklarla bin yıllık geçmişin hazırlamış olduğu olanaklar iyi kullanılmalı, bunların yetmediği yerde de dilin kendi kurallarına uygun üretmeler yapılmalı. Yoksa Türkçe Batı dillerinin sultası altına girmekten yakayı kurtaramaz.

1.Bu parçada aşağıdakilerden hangisine daha çok ağırlık verilmiştir?

A) Açıklama    B)Öyküleme     C)Karşılaştırma      D) Tartışma       E)Betimleme

 

Yorgunluğunuzu gidermek için okuyunuz derler, yalandır. Dertlerinizi avutmak için okuyunuz derler, yalandır. Vakit geçirmek için okuyunuz derler, yalandır. Bir sanat yapıtı; yorgunluk geçirmek, dert avutmak, vakit geçirmek için okunmaz. Bir sanat yapıtı okunmak için okunur.

2.Bu parçada aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A) Açıklama     B)Öyküleme      C) Örnekleme     D)Tartışma     E) Betimleme

 

Küçük bir çam ormanı. Vakit sabah. Arı, sinek, kuş sesi. Bir siyah gözlükten görülen yerde ve ağaçlarda güneş parçaları. Sonra uzak göğün kendi renginden biraz daha koyu kıyılara giden hudutlu bir deniz.

3.Bu paragrafta aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?

A) Açıklama     B) Öyküleme     C) Konuşturma    D) Tartışma     E) Betimleme

 

Haşmet ile Rıfkı, sandalı bağlıyor gibi davranarak arkalarını kadınlara dönmüşlerdi. Sarhoşlukları kalmadığı için utanıyorlardı. Hele Haşmet başını eğerek yürüyen Paşazade’ nin adeta arkasına saklandı.

4.Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinin hangisinden yararlanılmıştır?

A) Açıklama     B) Öyküleme     C) Örnekleme     D) Tartışma     E) Betimleme

Kalevela destanı birçok ünlü Fin sanat eserine ilham kaynağı olmuştur: Aleksis Kivi’ nin trajedisi, Gallen Kallela’ nın resimleri, Jean Sibelius’ un müziği.

5.Bu parçada düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?

A) Tanık gösterme                                             B) Karşılaştırma
C) Sayısal verilerden yararlanma                   D) Örnekleme
E) Tanımlama

Utopia’ da ortaçağın hiçbir izi bulunmaz ve Rönesans’ ın tüm özellikleri görülür: Ortaçağ Hıristiyanları, insanların günahkâr olduklarına inanırken; Utopia’ da insanların iyi olarak yaratıldıkları, doğru dürüst bir toplumsal düzende kusursuzluğa erişebilecekleri kanısı savunulur. Ortaçağ, şövalyelik ruhunu ve savaşkanlığı överken; Utopia’ da her çeşit savaş, ancak kiralık askerlere yaptırılabilecek iğrenç bir uğraş olarak yerin dibine geçilir.

6.Bu parçanın anlatımında, düşünceyi geliştirmek için aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A) Örneklemeye
B) Alıntılamaya
C) Tanımlamaya
D) Karşılaştırmaya
E) Tanık göstermeye

 

Ben gidiyorum dostlar; bugün değilse yarın, yarın değilse öbür gün. Ama giderken de bu doğa yasasını bir türlü kabullenemiyorum. Acısıyla, tatlısıyla alıştığımız bir şey olan yaşamın karşıtıdır ölüm; bağışlama bilmez, katı yüreklidir. Oysa yaşamak, benim için bir tutkudur. Cahit Sıtkı’ cığımın dediği gibi;
“ Her mihnet kabulüm
Yeter ki gün eksilmesin penceremden.”

7.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

A) İlişki kurmaya   B)Tanık göstermeye   C)Tanımlamaya  D)Karşıt kavramlara   E)Kişileştirmeye

 

Sanatçı, bir devletin yurttaşı olduğu kadar yaşadığı çağın da yurttaşı olduğunu unutmamalıdır. Çağının bilinçli ve gönüllü tanığı olmalıdır. Böylece çağını yaşa-malıdır. J. Paul Sartre “ Sanatçı, çağının adamıdır.” der. Öyleyse sanatçı, çağına sıkı sıkıya sarılmalı ve çağından kopmamalıdır.

8.Parçada aşağıda verilenlerden hangisi örneklenmiştir?
A) Tanık gösterme     B) Örnekleme      C) Tartışma     D) Açıklama      E) Karşılaştırma

Zekanın kalıtımla ilişkisi çok belirgindir; ancak çevrenin de zekaya önemli etkisi vardır. 1700 ve 1910 yılları arasında yaşayan 4421 ünlü kişinin kökenini inceleyen bir araştırmada; bu kişilerin %83’ ünün üst sosyo – ekonomik düzeyden, ancak %16’ sının alt sosyo – ekonomik düzeyden geldiğinin ortaya çıkması, çevre faktörünün de önemli bir etken olduğunu ortaya koymaktadır.

9.Yazar aşağıdakilerden hangisiyle düşüncelerini kanıtlama yoluna gitmiştir?

A) Tanımlama                                                     B) Karşılaştırma
C) Sayısal verilerden yararlanma                    D) Benzetme
E) Tanık gösterme

Dilde zenginliğin tanımını örnekleriyle birlikte Ali Şir Nevai vermiştir. Nevai, Muhakemet’ ül Lugateyn’ de Türkçenin Farsçadan zengin olduğunu söylerken sözcük veriyor. Örneğin, içki içmenin çeşitli tarzları vardır: Yudum yudum içmek, süzerek içmek, hep bir-den içmek gibi. “ Ağlama “ da böyledir: sessizce ağlamak, hıçkırarak ağlamak, hüngür hüngür ağlamak, öfkeyle ağlamak, sevinçten ağlamak, sitemle ağla-mak, sarsıla sarsıla ağlamak…

10.Yazar düşüncesini geliştirmek için hangi yoldan yararlanmıştır?
A) Açıklama     B) Karşılaştırma      C) Tartışma      D) Örnekleme      E) Tanık gösterme

Hıza tutulan insan çoğunluğu, yalnız saatte yetmiş – seksen kilometre yapan tren veya otobüslere değil, zaman kısaltmayan bir şeye, bu arada uzun romanlardan tutunuz da uzun cümlelere kadar her şeye sırtını çevirmiştir. Bugünün romancısı ve okuyucusu için sözgelimi bir Tolstoy’ un Savaş ve Barış’ ı yorgunluğuna da dayanılmayan uzun bir yolculuktur.

11.Bu parçada aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
A) Örneklemeye     B) Kanıtlamaya      C) Benzetmeye     D) Betimlemeye     E) Karşılaştırmaya

Yeren, kötüleyen ve alay eden şiirlere “ taşlama “ denir. Taşlamalar, hiciv ve mizah öğelerine yer verir, güldürerek iğneler. Taşlamalarda halk şairi çevresinde karşılaştığı, kendine dokunan, canını sıkan olayları iğneler, taşlar, alaya alır. Buğdayını eksik tartan dükkâncı, ozana iyi kabul göstermeyen köylü, bahşişini dolgun vermeyen ağa, ozanın dilinde ve telinde maskaraya döner…

12.Bu parçanın anlatım biçimi, aşağıdakilerden hangisine örnektir?

A) Betimleme     B) Tartışma     C) Açıklama      D) Öyküleme     E) Örnekleme

 

Öyküleyici betimleme, amaç açısından sanatsal betimlemeden ayrılır. Bu tür betimlemede eylemler ve nitelikler iç içedir.(I) Son günlerde saray içi bir garip oldu. (II) Biz çocuklardan başka kimse dolaşmazken şimdi birtakım erkekler gezip duruyor. (III) Ceketleri omuzlarında, ayakkabıların ökçesine basmış, bir ellerinde tesbih bir ellerinde sigara turlayıp duruyorlar. (IV) Mahalleli huzursuz; ailelerimiz artık saray içinde oynamamıza izin vermiyor. (V) Avni amca sık sık polis arabasıyla geliyor.

13.Numaralanmış cümlelerden hangisi öyküleyici betimlemeye örnektir?

A)I.                    B) II.                        C) III.            D) IV.               E)V.

Bilim bize dışı öğretir, onun öğrettikleri bizim dışımızda kalır; sanat yapıtı ise öğretmez, sezdirir, kavratır. Ahlâkın istediği de asıl bu sezme, kavrama gücüdür. Bilim duyguyu kesinlikle reddeder o, yalnız geleceğin sırlarını çözme peşindedir. Sanat her gün iç içe olduğumuz şeylerin iyi, güzel yönlerini bize sezdirir.

14.Parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi kullanılmıştır?

A) Kanıtlama       B) Tartışma             C) Açıklama         D) Karşılaştırma           E) Örnekleme

 

Gün, kolay rengiyle yavaş yavaş batıyordu. İnsanlara yaşama sevinci veren, çocukları heyecanlandıran gökkuşağının tüm renkleri artık tek renge dönüşmüş, güneş bir ateş topu halinde iyice yeryüzüne yaklaşmıştı. Güneşin son ışınları insanların bedenini okşarken, binaların pencerelerini yakıyordu.

15.Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi kullanılmıştır?

A) Öyküleme     B) Tanımlama      C) Betimleme     D) Karşılaştırma     E) İlişki kurma

Filozof Alein, güzel sanatların taklitle geliştiğini söyler. “ Sanatın iyi her çağda en iyi biçimlerin taklidin-den doğar. Bu çağımız için en doğrusu olsa gerek “ der. Buna karşılık eleştirmen Geurmont; “ Sanatın gerilediği çağlar taklit çağlarıdır.” diyerek sanatın gerilemesini taklidi yöntemde aranmasının altını çizer.

 

16.Bu parçada yazar söylediklerini inandırıcı kılmak için hangi yönteme başvurur?

A) Örnekleme     B) Tanımlama      C) Betimleme      D) Karşılaştırma      E) Açıklama

 

İngiltere’ de halk, salaş belediye tiyatrolarında Shakespeare’ in yazdığı tragedyaları insan ruhunun karmaşasını, kararsızlığını, çılgınlıkla aklın birlikteliğini, davranışlarındaki belirsizliği seyredip, insanla ilgili belki de en görkemli piyesleri alkışlarken, eski Yunan tragedyalarına ev sahipliği yapmış bu topraklarda karagöz seyrediliyordu.

17.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A) İlişki kurma     B) Karşılaştırma      C) Betimleme     D) Tartışma      E ) Açıklama

 

29 Ekim 1938 sabahı bütün gayretine karşın yatağından kalkamadı. Yüzü her zamankinden daha solgundu. Elleri balmumu rengini almıştı. Gözlerinin etrafındaki mor halkalar, derin birer kuyuyu andırıyordu. Mavilikler denizi olan gözleri sanki laciverte dönüşmüş gibiydi.

18.Bu parçada anlatım biçimlerinden hangileri kullanılmıştır?                                                 

A) Benzetme-Betimleme
B) Benzetme-Tanımlama
C) Betimleme-Açıklama
D) Örnekleme-Betimleme
E) Benzetme-Açıklama

 

Ben sınava hazırlanırken kendime ne Niyazi’yi ne de Rıfkı’yı baraj olarak görmem. Çünkü! Rıfkı Niyazi’ den daha hevesliydi, Niyazi de Rıfkı’ dan daha hızlıydı, ikisinin de bir yanı benden daha eksikti. İkisinde de tam bir öğrenci hali görülmüyordu, sınav ki öğrencinin en korkulu rüyasıdır. Çok çalışmakla aşılır bu korkular.

19.Yukarıdaki paragrafta hangi anlatım tekniklerine başvurulmuştur?

A) Betimleme ve tartışma
B) Öyküleme ve betimleme
C) Karşılaştırma ve tanımlama
D) Tanımlama ve öyküleme
E) Karşılaştırma ve tasvir

 

Kendine güvenle kendini beğenmek arasında pek büyük fark vardır. Güven, kişinin her durumda kendi-sine güvenebileceğini bilmesidir. Kendini beğenmişlik ise başkalarını, aslında sahip olmadığı, kendisine güven duygusunun varlığına inandırmaya çalışmasıdır. Bu kişiler, aslında güvensizdir ve karanlıkta ıslık çalmaktadır.

20.Bu parçada aşağıdakilerden hangi ikisine başvurulmuştur?

A) Tanımlama-Karşılaştırma
B) Örnekleme-Tanımlama
C) Örnekleme-Tanık gösterme
D) Tanımlama-Tanık gösterme
E) Karşılaştırma-Örnekleme

 

YANITLAR

1. A 11. B
2. D 12. C
3. B 13. C
4. B 14. D
5. A 15. C
6. D 16. D
7. A 17. B
8. A 18. A
9. C 19. C
10. E 20. A

 

* Kimi sorularda içerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like

ÖDEV TESTİ 3

(I) Sofraya taze fasulye, jöleli soğuk pirzola, ar­mut hoşafı ve pilav kondu. (II) İçecek olarak da çayla süt vardı. (III) Evin beyi bana servis…