Romancı, psikologla yolunu zaman zaman birleştirip   zaman zaman da ayıran bir kişidir. Yalnız bir psikolog gibi bütün insan davranışlarını çözmeye çalışmaz. Onun nedenlerini kurcalama gereği duymaz ve doğrudan sonuçlarıyla ilgilenir. Psikolog İse neyin, niçin, nasıl yapıldığını enine boyuna kurcalar. Nedenlere, sonuçlardan çok daha önem verir.

1.Bu parçada yazar, aşağıdakilerden hangisine başvurmuştur?

A) Betimleme B) Öyküleme  C) Tanımlama   D) Karşılaştırma E) Örnekleme

 

Ölüm olgusu ve ölüm korkusu bütün insanlarda önemli bir yer tutar. Buna rağmen tartışılmaz, gündeme getiril mez, onunla ilgili fırtına yüreğinizde esip durur. Ancak toplumun  bireylerinin geneline yakınının örtbas ettiği bu korku sanatçıların elinde ölümsüz dizelere dökülmüş, birçok şair bunu dile getirmiştir. Necip Fazıl, Cahit Sıtkı, Yahya Kemal, Abdülhak Hamit, Ziya Osman Saba dizelerinde ölümün abidesini dikmişlerdir.

2.Bu parçanın yazarı, düşünceyi geliştirmek için aşağıdakilerden hangisine başvurmuştur?

A) Tanımlamaya B) Karşılaştırmaya  C) Tanık göstermeye D) Örneklemeye    E) Tartışmaya

 

 

Gençler bütün yaz boyunca bu sahilde yaşarlar. Voleybol oynarlar, denize girerler, yemeklerini yerler, kısacası burada yaşarlar. Tuttukları balıklara saldıran martılarla eğlenirler. Balık pişirmek için yaktıkları ateşin üzerinden atlarlar. Sahil boyunca uzun yürüyüşlere çıkarlar. Akşam güneş battı mı tatlı bir yorgunluk içinde eve dönerler. Onlar eve döndüklerinde evdekiler akşam yemeğini çoğunlukla yemiş olur.

3.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A) Betimleme B) Örnekleme  C) Öyküleme  D) Tanık gösterme  E) Tanımlama

 

 

Şair, yoksullar kadar olmasa bile zenginlerin de yaşantısından ufak kesitler sunuyor. Sözgelişi akşamleyin yorgun argın evine dönen bir işçinin iç dünyasını, otobüsle şehre gidip gelen köylülerin konuşmalarını, ince hastalığa yakalanarak ölen bir emekçinin serüvenini, meyve bahçesine kimseyi sokmayan cimri Hacı Beyin hikâyesini anlatıyor.

4.Yukarıdaki paragrafta aşağıdaki anlatım biçimlerinden en çok hangisine başvurulmuştur?

A) Açıklama B) Öyküleme C) Tanık Gösterme   D) Örnekleme E) Betimleme

 

 

Yüksek tavanlı bir koca oda, solda iki büyük pencere, yo-kuşa ve girişe bakıyor. Hemen yanlarında üç tane masa, içeride üç hanım var. Biri kısaca boylu, tıknaz, kısa sarı saçları var, üzerinde koyu yeşil tayyör, ayakta ve arkası dönük, ortadaki masada duran klasörlerde bir şeyler arıyor.

5.Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi ağır basmaktadır?

A) Açıklama B) Betimleme           C) Öyküleme    D) Örnekleme E) Tartışma

 

 

Akşamüstü gidin Hasankeyf’e. Güneş keskinliğini kaybedip güzelliğine büründüğünde bir başkadır Hasankeyf. Ona giden yolda sağınızda bizi kollayan dağlar, kesilmişçesine iner Dicle’nin suyuna. Bazen nehirden çıkıp kayaların göğsüne yaslanmış yemyeşil bir bayır, bazen yolla nehir arasında kadife çimenler görürsünüz.

6.Yukarıdaki parçada aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

A) Kişileştirmeden yararlanmaya

B) Benzetme yapmaya

C) Duygulara yer vermeye

D) Nesnel bir anlatıma

E) İzlenimleri belirtmeye

 

 

Şifalı bitkileri toplama işlemi sırasında dikkatli olmak gerekir. Yalnızca temiz olan ve böceklerden arınmış olan bitkiler toplanmalıdır. Bunlar güzel ve güneşli günlerde kuruyken yani üzerinde çiy yokken koparılmalıdır. Kimyasal maddelerle ilaçlanmış topraklar, tarlalar, çayırlar,kirli kıyılar, tren yolu kenarları, otoyol kenarları bitki toplamak için elverişsiz bölgelerdir.

7.Yukarıdaki parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi ağır basmaktadır?

A) Öyküleme B) Açıklama  C) Tanık Gösterme  D) Betimleme E) Tartışma

 

Tekne geldi, önlerinden geçti, buruna vardı, oradan geriye döndü. Teknenin içinden çok uzun boylu, uzun sarı sakallı, kırmızı kuşaklı, avurdu avurduna geçmiş, püsküllü kırmızı fesli, kalın kaşlı, beyazı çok büyük yeşil gözlü bir adam iskeleye atladı. Arkasındaki fistanı kırmızı, yeşil, mavi çiçekli kadın çocuklarını teker teker alıp iskelenin üstündeki kocasına veriyordu.

8.Yukarıdaki parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi ağır basmaktadır?

A) Örnekleme B) Betimleme C) Açıklama  D) Tanık Gösterme E) Karşılaştırma

 

Dışarıda haziran güneşi… Okul kapılarında tenhalık… Uzakça bir bahçede leylakların açtığını burnumuz haber verir. Sahil yolunda dolaşanlar geleceğe gülerek bakarlar. Martı çığlık atar. Muazzez Abacı’nın buğulu şarkıları duyulur. Karpuz sergilerinde büyülü lambalar yanar. Uyku bizi bekler. Sonra duman, gri deniz, ay ışığı, yakamoz… Denizden ıslak, serin bir esinti başlar…

9.Bu parçada ayrıntıların seçiminde aşağıdaki duyuların hangisinden yararlanılmamıştır?

A) Görme      B) İşitme     C) Koklama    D) Tatma E) Dokunma

 

Masum bir çocuk yüzü… Yumrukları çenesinde, gözleri derin bir rüyaya dalmış gibi… Bir gençlik fotoğrafı… Yüzünde ergenlik rüzgârları. Delikanlı bir gülümseyiş. Ümitler, kararsızlıklar… Pencerede parmaklıklar ardında bir kadın başı. Sokağa sarkan sarmaşıklar, hanımelleri… Ve gökyüzünü bulut gibi kaplayan martı çığlıkları… Şehrin kokularını dağıtan ılık bir lodos…

10.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A) İşitsel öğelere yer verme

B) Koklama duyusundan yararlanma

C) Betimleyici anlatıma başvurma

D) Dokunma duyusundan yararlanma

E) Öykülemeye yer verme

 

Felatun Bey’Ie Rakım Efendi, Ahmet Mithat’ın ilk romanlarındandır. Bu eser, Mithat Efendinin sürgün edildiği Rodos’ta 1875’te yazılmıştır. Edebiyatımızda “Yazı Makinesi” olarak isim yapmış olan Ahmet Mithat efendi, bu romanında Batı medeniyeti karşısındaki tavrını net olarak ortaya koymuştur. Dil ve anlatım bakımından ele alındığında bu eserin güçlü bir kalemden çıktığı açıkça görülmektedir.

11. Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Örnekleme B) Karşılaştırma C) Betimleme   D) Tartışma E) Açıklama

 

Yüksekçe bir kayanın üstüne çıkıp oturdum. Ön tarafta ıssız bir yayla görünüyordu ve etrafta hiçbir ses yokken bir kuşun cıvıltısıyla irkildim. Sayısız ve hareketsiz toprak dalgalarıyla donmuş bir buz denizini andıran bir yaylaydı bu. Ta ufuklara kadar uzanan geniş saha içinde ne bir tek ağaç, ne de bir tutam ot vardı. Yağmurdan sonraki toprak kokusunu da unutmak mümkün değil. Sanki sönmüş kürenin üstünde tek başıma kalmıştım.

12.Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Öyküleme unsurlarına yer verilmiştir.

B) Görme duyusuna ait özellikler vardır.

C) İşitme duyusuna yer verilmiştir.

D) Tanık göstermeye başvurulmuştur.

E) Benzetmeler kullanılmıştır.

 

Divan şiirimiz soyuttur. Yaşamla olduğu gibi doğayla olan bağlantısı da soyut niteliktedir. Sanatın yalnız süs olarak belli kalıplar içinde ele alındığı bu edebiyatta aşırı bir yabancılaşma görülür. Oysa halk şiirinde karşımızda canlı bir Anadolu buluruz. Bu edebiyat her yönüyle yerlidir. Çünkü halk şairi duyduğunu değil, gördüklerini, yaşadıklarını anlatır.

13.Yukarıdaki parçada yazar, düşüncesini etkili kılmak için aşağıdaki anlatım biçimlerinin hangisinden faydalanmıştır?

A) Öyküleme   B) Tartışma  C) Açıklama   D) Karşılaştırma E) Betimleme

 

“İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı; Serin serin kapalı çarşı Cıvıl cıvıl Mahmut Paşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı”

14.Bu şiirde aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A) Gözlem gücünden yararlanma

B) Duyguları yansıtma

C) işitme duyusundan yararlanma

D) Tat alma duyusundan yararlanma

E) Koku alma duyusundan yararlanma

 

Statik düşüncede olmak insanları köreltir. Bir insan değişiyor, dün dediğinden bugün başka türlü diyor ve düşünüyor. Önüne dikilip, değiştiği için bu insana kızıyorlar ve kınıyorlar bu insanı. Neden? Yasak mı değişmek? Düşünmek değiştirebilir kişiyi. Dün şuna bağlanmış, bugün bunun da doğruluğunu ya da güzelliğini anlamış neden söylemesin bunu? Dün dediklerinden dönmey9C9k diye artık inanmadığı bir görüşü mü savunsun? İnsanların değişmeleri gay9t doğal karşılanmalıdır kanaatimce.

15.Bu paragrafın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A) Betimleme B) Tartışma C) Öyküleme   D) Benzetme E) Sayısal verilerden yararlanma 

 

 

Fotoğrafına bir kere bakmanız yeter. Onu tanıdığımda otuzunun başlarındaydı. Sakalsız yüzünü hayal bile edemezsiniz. Sakal yüzünün öylesine ayrılmaz bir parçası olmuştu ki alnına dökülen uzun, kıvırcık saçları, kişilik sahibi uzun burnu, hüzünlü gözleri gür sakalının çevrelediği yüzüyle uyumlu bir görünüm yaratıyordu.

16.Bu parçanın anlatımında ağır basan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Açıklama B) Öyküleme C) Betimleme  D) Örnekleme E) Karşılaştırma

 

 

Dışarıda güneş, tertemiz bir gökyüzü, serin bir rüzgar geçiyor bahçenin üstünden. Hurma ağacının dallarıyla iki portakal fidanı yavaş yavaş sallanıyor. Pencerenin önündeki asmanın filizleri yumuşak hışırtılar oluşturuyor cama çarptıkça. Komşumuzun diktiği rengarenk güllerin esintisiyle olgun yaprakları dökülüyor.

 17.Bu parçada hangi duyguya yer verilmemiştir?

A) Tatma B) Dokunma C) İşitme   D) Görme E) Koklama

 

18.Aşağıdakilerden hangisi bir “tanım” cümlesidir?

A) Lirik şiir, akıldan çok düş gücüne, düşünceden çok  duyguya yaslanır.

B) Lirik şiirde, aşkın her türlü görünüşü, bütün yönleriyle dile getirilir.

C) Lirik şiirde şair, sözcükleri seçerken, onların ses ve görüntü gücünü göz önünde tutar.

D) Lirik şiir, duyguların, çok etkili ve coşkulu bir biçimde dile getirildiği şiir türüdür.

E) Lirik şiirde yıllar yılı, aşk, ölüm, din gibi b9İirli temalar işlenmiştir.

 

 

Sofraya hep birlikte otururduk. Tahtadan, yuvarlak bir yer sofrasına, ayaklarımızı altımıza alıp yan oturarak yaklaşırdık. Sofra örtüsünü dizlerimizin üzerine Ç9kerdik. Babam bağdaş kurarak baş köşede otururdu. Beni sağına, kız (bilgi yelpazesi.net)kardeşimi de soluna alırdı. Karşısında annem otururdu. Babam, yemeğe başlamadan içimizden biri yanılıp da yemeğe uzanacak olursa, hiç acımadan kaşığının tersini, uzanan elin sırtına indirirdi.

 19.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinde verilenlerden yararlanılmıştır?

A) Betimleme – öyküleme

B) Öyküleme – örnek verme

C) Betimleme – açıklama

D) Açıklama – öyküleme

E) Açıklama – örnek verme

 

 

Abdullah’ın gözleri düşüncelerinin ve davranışlarının en çok belirdiği yerdi. Onlarla güler, onlarla üzülür, onlarla kızardı. Bu gözler bazen yüzünün tamamını kaplayacak şekilde büyürdü. Gözlerinden sonra yüzündeki en belirgin uzvu ağzıydı. 

20 Paragrafta başvurulan anlatım yolu, daha çok aşağıdakilerden hangisidir?

A) Betimleme B) Açıklama C) Öyküleme    D) Örnekleme E) Karşılaştırma

 

YANITLAR

1.   A 11.   E
2.   D 12.   D
3.   C 13.   D
4.   D 14.   D
5.   B 15.   B
6.   D 16.   C
7.  B 17.   A
8.   B 18.   D
9.   D 19.   A
10   E 20   A

 

* Kimi sorularda içerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…

 

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like

ÖDEV TESTİ 6

1. ‘Köroğlu‘ için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) Aşk, doğa güzellikleri, toplumsal bozukluklar, kavga gibi bireysel – toplumsal konular…

ÖDEV TESTİ 10

Göçebeler aynı ülke sınırları içinde yerleşik bir düzene geçmemiş olan insanlardır. Yerleşiklerin, çeşitli sebeplerle bunların dönüp dolaşmasından rahatsız…