O dönemde Şirket-i Hayriye (Şimdiki Şehir Hatları) va-purlarının satıcıları simitlerini Beylerbeyi’nden alırlardı. Yukarı Boğaz’a ya da İstanbul’un içine akraba, eş dost ziyaretlerine giden kadınlar yirmi beş otuz simidi hediye olarak götürürlerdi. Başka semtlerde oturan ehli keyf beyzâdeler faytonlarla Beylerbeyi’ne simit yemeye gelirdi.

1. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A) Öyküleme       B) Betimleme C) Tartışma
D) Karşılaştırma E) Örnekleme

 

Yalnızca onda birini görebildiğimiz buzdağına oldukça yaklaştık. Ancak görsel ihtişam işin sadece bir yanı. Buzdağları büyük gürlemelerden yumuşak iç çekişlere
ve mutlak sessizliğe kadar olağanüstü ses olayları yara-tan bir orkestrayı andırıyor. Buz parçaları bir buzdağını iteklemeye başladığında ya da buzdağı hareket edip de kendi yüzeyini parçaladığında binlerce avizenin param-parça oluşunu çağrıştırıyor.

2. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A) İşitsel öğelerden yararlanma
B) Görsel öğelere yer verme
C) Dokunma duyusundan yararlanma
D) Benzetmelere başvurma
E) Betimleyici anlatıma başvurma

 

Yazar, gazete köşesinde arada bir yazdığı yazılarda öne sürdüğü düşüncelerini kanıtlıyor. Onlara okurun da inanması için ne gerekirse yapıyor. Ele aldığı konuda, tek doğru kendi düşüncesiymiş gibi bir tutumla düşüncelerini açıklıyor.

3.Bu parçanın yazarı, yazılarında aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisine başvurmuş olabilir?

A) Açıklama B) Öyküleme C) Karşılaştırma
D) Tartışma E) Betimleme

 

Avcılar, Atıcılar ve Balıkçılar Derneği Lokali’nde fötr şapkalı minnoş bir ihtiyar olan İsmail Dede’yle karşılaştık, İsmail Dede her şeyi öğrenme dürtüsüyle laf atıyor bize. Yıllar yılı rençberlik yapmış şimdi tek başına ömür tüketiyor, iki kızı mı? Kırk yılda bir akıllarına eserse hal hatır soruyorlar, o kadar. Zaman zaman yemeğini yapabiliyor, rahatsız olduğu dönemlerde aç kalıyor. Sadece anıları ona yetiyor.

4.Bu parçada söz edilen kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Yalnız bir insandır.
B) Meraklı bir kişiliği vardır.
C) Anılarıyla avunan biridir.
D) Başkalarına muhtaç olmama çabasındadır.
E) İhtiyaçlarını zorlukla karşılamaktadır.

 

Bineceği at, yelesi ve kuyruğu siyah, sağ ön bacağında beyaz bir leke olan, güneşte kısa tüyleri parlayan sütlü kahve renginde, bin altınlık, heybetli bir İngiliz kısrağıydı ki yürüyüşünde bile bir asalet vardı. Dörtnala kalktığında bir yay gibi geriliyor, karnı yere değecek gibi oluyor, küçük kulakları arkaya yatıyordu.

5.Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi  ağır basmaktadır?

A) Açıklama B) Betimleme C) Öyküleme
D) Tartışma E) Örnekleme

Kötülerin ve kötülüklerin sesi fazlaca yükseliyor, iyilikler  kendini gösteremiyor toz duman arasında. Güzel olan,  iyi olan çoğu şeyle birlikte, güzeli arayıp bulma yeteneğimiz de silinip gidiyor. Selim İleri “Gramafon Hâlâ Çalıyor”da çocukluğundan devşirebildiği iyi şeyleri bir araya getiriyor. Sade hayatlar, aşklar, manolya demetleri; huzurluevler, eşyalar; çocukluk düşleri, masallar, radyo oyunları, sinemalar, artistler… İstanbul semtlerinin şiirli günleri; Cihangir, Moda, Boğaziçi… Hayatın henüz tüketim çılgınlığına tutulmadığı günler…

6.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

A) Duyguları yansıtmaya
B) Örnek vermeye
C) Nesnel anlatıma
D) Eksiltili cümleler kullanmaya
E) Kişileştirmeden yararlanmaya

 

Yılda en çok iki kez görürdüm onu. İzmir’in tahta banklarda oturur, fıskiyeli havuza bakardık. Az konuşurduk. Tuzak sorulara yanıtlar bulmayla uğraşırdık hep. Onun yanında, mevsim bahar da olsa, yaz da olsa güz duygusu olurdu içimde. Akşam olunca gidip Kemeraltı’nda bir yerde yemek yerdik. Hep aynı yerde. Duruşu, bakışı içimdeki umutsuzluğu artırırdı.

7.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A) Değişik yapılı cümleler kullanma
B) Birinci ağızdan anlatma
C) Duyguları yansıtma
D) Kişileştirmeden yararlanma
E) Öyküleyici anlatımdan yararlanma

Bizde sözlükler kütüphanelerin en kuytu köşelerinde uyuklayarak ömür tüketirler. Günler ve geceler boyu, sırtlarında bir insan elinin sıcaklığını hissetmek hülyasıyla tutuşur, “bilinmedik bir kelime çıksın da hatırlayalım” diye dua eder dururlar. Bu uzun dua ve sükûnet zamanlarında tahmin edilir ki, iki kapak arasında toplanmış eski yeni, yerli yabancı binlerce kelime, eğlenceli oyunlar icat eder; hayat hikâyelerini anlatarak vakit geçirirler.

8,Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Örnekler verilmiştir.
B) Kişileştirmeye başvurulmuştur.
C) Benzetmelere yer verilmiştir.
D) Öznel anlatıma başvurulmuştur.
E) Betimleyici bir yol izlenmiştir.

 

İstanbul sokaklarında el ayak çekilmişti. Şans eseri önünden geçen bir arabayı çevirdi. Karanlık sokaklarda evi arayıp bulması epey zaman aldı. Sonunda bitap bir halde eve vardı. Kapıyı her zamanki asık yüzüyle açan annesi, ifadesi hiç değişmeyen gözleriyle uzun uzun yüzüne baktı. Elinden tutup yavaşça içeri çekti.

9.Yukarıdaki parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden en çok hangisine başvurulmuştur?

A) Açıklama    B) Öyküleme C) Tartışma
D) Örnekleme E) Karşılaştırma

Deneme, makale gibi düşünce yazıları tamam da, bir romanda insanın gönlünde çiçekler açtıracak sözler döktür-mek her yazarın harcı değildir. Bu konuda başarılı olanın sayısı çok azdır. Bunu en çok Oscar Wilde’de gördüm ben. Oscar Wilde, neredeyse her sayfada kahramanına öyle oturaklı sözler söyletir ki sözün kudreti karşısında şapka çıkarırsınız. Pervasızdır Wilde. Üslubunun üstünü kapattığı hiç görülmemiştir.

10. Yukarıdaki paragrafta aşağıdaki anlatım tekniklerin-den hangisine başvurulmuştur?

A) Örnekleme B) Tanık Gösterme C) Açıklama
D) Öyküleme  E) Karşılaştırma

Çok sıkıldığım bir gündü, hava da oldukça soğuktu. Arabamızın hızla çıktığı hafif bir tepeden kenti gördük. Yüksek belediye binasının çatısı, evlerin ve sokakların karmaşası içinde bize gülümsüyordu. Sıcak yaz gecelerini geçirdiğimiz evimiz geldi birden aklıma. Üzüntüm biraz daha arttı. Kenti görür görmez sam yeli gibi üzerime bir bir çullanan anılardan kurtulmak istedim. Tekrar yola koyuldum.

11.Yukarıdaki parçada aşağıdaki duyulardan hangileriyle ilgili ayrıntılara yer verilmiştir?

A)Görme-işitme           B) Dokunma-işitme
C)İşitme-koklama       D)Görme-dokunma
E)Dokunma-koklama

 

İyona bir kızak sürücüsüdür. Kıt kanaat geçinir. Yardım-cısı olan oğlu, humma hastalığına yakalanır ve ölür. Ama o, kışın dondurucu soğuğunda çalışmak zorundadır. İçini yakan derdini dökmek için kızağına binen her müşteriye açılmak ister. Ancak ölen kendi oğlu, acı da kendi acısı olduğu için anlattıkları müşterilerin bir kulağından girer diğer kulağından çıkar.

12.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisinden yararlanılmıştır?

A) Açıklama           B) Öyküleme C) Tanık gösterme
D) Karşılaştırma  E) Tartışma

 

Faruk Duman, yüzeyden okumayla başka türlü, derin okumayla başka türlü görünen, okundukça iç anlamlarını kat kat açan, kuşaktaşlarından bambaşka, farklı öyküler yazıyor, ilk kitabı “Seslerde Başka Sesler”de kendine özgü dil ve biçim tutkusuyla şaşırttığı okuru, “Av Dönüşleri” ve “Nar Kitab”nda yaratıcılığını merkezkaç alanı içinde tutmayı başardı. O, yarattığı buğulu atmosferi okura öylesine etkileyici bir biçimde yansıtıyor ki yazar ve okur bu öykülerde kendi gerçekliklerinden apayrı bir yazınsal çekim içinde buluşuyor. Bence bu da onu diğer yazarlardan farklı kılıyor.

13.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangileri kullanılmıştır?

A)Tartışma, karşılaştırma, örnekleme
B) Öyküleme, tanık gösterme, benzetme
C) Açıklama, tanık gösterme, örnekleme
D) Tartışma, benzetme, alıntılama
E) Açıklama, karşılaştırma, tanımlama

Gökyüzü duru ve aydınlıktı. Korkuyla etrafına bakındı. Ahşap evlerin tahtaları arasından sızan güneş ışıklarında cilveleşen güvercinleri gördü. Kimi kahkahalarla top kovalayan, kimi büyük bir ciddiyetle su birikintilerinde kâğıttan gemiler yüzdürerek korsancılık oynayan, dizleri yaralı umursamaz çocuklar arasından geçtikçe, korkusu buharlaşıp yok oldu. Yürüdükçe sokakları, tepeyi, tepeye varan patikayı gördü. Deve dişini andıran patika yoldan tepeye çıkmaya koyuldu.

14.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A) Benzetme sanatına yer verme
B) Çeşitli duyulara seslenme
C) Gözlem gücünden yararlanma
D) Tanık gösterme
E) Öykülemeye başvurma

 

Balkondaki beyaz masanın üstündeki cam tabakta üç çeşit meyve var: Üzüm, armut ve şeftali. Taneleri ince, çekirdeksiz İzmir üzümü, ağzımda tatlı bir serinlikle eriyor. Soyumuş ve dilimlenmiş armuda çelik çatalı batırınca, çıkan sesten armudun çok sulu olduğunu anlıyorum. Sulu olmasına rağmen mayhoş bir tadı var. Sıra, dilimlenmiş şeftalilerde. Bir dilim şeftali, kadifemsi bir uyum ve bal tadıyla ağzımda dağılırken benim aklım hâlâ üzümlerin hararet dindiren serinliğinde.

15.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A) Açıklama    B) Tartışma C) Karşılaştırma
D) Öyküleme E) Betimleme

 

Bazı eşyalarım vardı, onları önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırdım. Yıllar akıp geçtikten sonra bir gün, artık hayal meyal hatırladığım ve işime yarayacağına inandığım bir şeyi aramak için paslanmaya yüz tutmuş kilidini açtım tavan arasının. Uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımı orada buldum; güzel ve çirkin, neşeli ve üzgün… Hemen bir şeyi alıp çıkmak için alelacele girdiğim bu yarı aydınlık ve tozlu mekân, her neye el atsam beni, gülümseyen bir çehreyle karşıladı ve hiç farkına varmadan bende uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımı hızla eleyip geçti.

16.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisinde verilenlerden yararlanılmıştır?

A) Öyküleme – tartışma     B) Açıklama – betimleme
C) Öyküleme – betimleme D) Betimleme – tartışma
E) Öyküleme – açıklama

Çingenelerin en ünlü müzik grubu Gipsy Kings, Türki-ye’ye geliyor. 28 Ağustos’ta İstanbul’da konser verecek olan grup, Flamingo müziğini dünyaya sevdirmesiyle tanınıyor. Fransa’nın güneyindeki Montpellier ve Arles bölgesinde doğan grup üyeleri, Reyes ve Baliarda ailesinin çocuklarıdır. Kurulduğu günden bu yana grup 12 albüm, 2 görsel çalışma ve 32 single çalışması yaptı. Grup, tüm dünyada 20 milyonu geçen albüm satışı rakamlarıyla benzer türdeki hiçbir grubun yakalayamayacağı bir başarıya ulaştı.

17.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

A) Özel adlardan yararlanmaya
B) Nesnel anlatıma
C) Karşılaştırmalara
D) Bilgi verici cümlelere
E) Benzetmeden yararlanmaya

Bizde anlam ve özelliği anlaşılmayan meselelerden biri, belki de başlıcası eleştiridir. Eleştiri¬yi basit bir şeymiş gibi görmek hemen hepimize has bir kusurdur, içimizden biri herhangi bir konuda söz söylediğinde hemen: “Eleştiri yapıyorum!” der. Bu anlayış yanlıştır ve düzeltilmesi gerekir. Oysa eleştiri öyle sıradan bir şey değil, sanatkârların en candan yardımcısıdır. Eleştirmen de seçkin bir insandır ve herkesten daha iyi bilir, daha isabetli görüşlere sahiptir. Sanat için, eser için duygularını düşüncelerine feda eder.

18.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A)Betimleme B) Karşılaştırma C) Tartışma
D) Öyküleme E) Açıklama

 

Bayburt’a gidiyoruz. Şair Zihnî’nin memleketine. Yergiye ve yurt sevgisine şairlik yapanın şehrine. On sekiz senelik ilk gurbetten sonra “Mevlam izin verdi geldik vatana” diye sevinen ve “Var mı cihanda âdeme vatan gibi” diye yurdunu seven adamdı o. Kıymetli biriydi; fakat hem dürüst hem de sözünü sakınmaz biri olduğu için memleket memleket dolaşmak zorunda kalmıştı.

19.Bu parçada yazar, düşünceyi geliştirmek için aşağıdakilerden hangisine özellikle başvurmuştur?

A) Alıntı yapma                                B) Tanımlama
C) Sayısal verilerden yararlanma  D) Benzetme
E) Karşılaştırma

Çiçeği burnunda bir öğretmendim. Anadolu’nun küçük, şirin mi şirin ama ulaşımı zor, kuytu bir ilçesine atanmıştım. Evim bir üzüm bağının ortasında, ceviz ağaçlarının gölgesindeydi. Belki inanmayacaksınız ama bülbül sesleriyle uyanırdım. Sabah ezanından önce bülbüllerin şarkılarını dinlerdim. Sabah kahvaltıma penceremden uzanarak aldığım salkım salkım üzümlerle başlardım.

20.Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Karşılaştırmadan yararlanıldığı
B) Kişileştirme yapıldığı
C) Birinci kişinin ağzından anlatıldığı
D) Öykülemeye başvurulduğu
E) İkilemelerin kullanıldığı

 

YANITLAR

1.  A 11.  D
2.  C 12.  B
3.  D 13.  A
4.  D 14.  D
5.  B 15.  E
6.  C 16.  C
7.  D 17.  E
8.  A 18.  C
9.  B 19.  A
10  A 20  A

 

* Kimi sorularda içerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like

ÖDEV TESTİ 3

(I) Sofraya taze fasulye, jöleli soğuk pirzola, ar­mut hoşafı ve pilav kondu. (II) İçecek olarak da çayla süt vardı. (III) Evin beyi bana servis…