Herhangi bir yazının bir satır başından öteki satır başına kadar olan bölümüdür. Bir duyguyu, düşünceyi, isteği, öneriyi ….. yalnızca bir yönüyle anlatım teknikleri ve düşünceyi geliştirme yollarından yararlanarak anlatan yazı türüdür.

Paragraf , düşünce birimidir.
Sözcükler cümleleri, cümleler paragrafları, paragraflar da yazıları oluşturur.
Paragraf bir yazının küçültülmüş bir örneğidir. Nasıl yazıda giriş, gelişme, sonuç bölümleri varsa paragrafta da aynı bölümler vardır. Her paragrafta bir temel düşünce ve yan düşünceler savunulur.
Paragrafın bir bütün oluşturabilmesi için cümlelerin de yapı ve anlam yönüyle bütünlük oluşturması gerekir. Paragraftaki düşünceler hem kendi aralarında birbirine bağlı hem de ana düşünceye bağlıdır. Paragraf kendi içinde bir bütünlük oluşturduğu gibi yazı içinde de yazıyla bir bütünlük oluşturur.

PARAGRAF SORULARINI ÇÖZERKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİM?

1. Paragraf sorularının çözümüne öncelikle soruyu dikkatle okuyarak başlayalım:
İşe doğrudan paragraf okunarak başlanırsa paragrafta ne arandığı, paragrafın niçin okunduğu bilinmediğinden, paragraf, boş yere okunmuş olur. O zaman paragrafı iki defa okumak zorunda kalırız.

2. Paragraf sorularında “soru kökü” çok dikkatli okunmalıdır:
Değinilmemiştir, vurgulanmamaktadır, çıkarılamaz tarzındaki soruları “değinilmiştir, vurgulanmaktadır, çıkarılır” diye okursak soruları doğru yanıtlayamayız.

3. Paragraf sorularının cevabı paragrafın bütünlüğü içindedir:
Bu sorularda gramer ya da edebiyat bilgisine gerek yoktur. Okuma alışkanlığı olan her öğrenci bu soruları çok rahat çözebilir.

4. Paragrafta anlatılan şeyler mutlaka paragrafın bütünlü içinde değerlendirilmelidir:
Paragrafta inanmadığımız ve bize göre doğru olma-yan şeyler anlatılsa bile bunlar doğrudur. Sorular mutlaka “parçaya göre” cevaplandırılmak zorundadır. (Paragraf sorularında kesinlikle paragrafın dışına çıkılmamalı, “.Bana göre” düşüncesi bir kenara bırakılmalıdır.)

5. Paragraf sorularını uzun olması sizi ürkütmesin:
Unutmayınız sınavda her bir soruya çok fazla ihtiyacımız vardır. Paragraf dışındaki kısa sorulardan zaman tasarrufu yaparak, paragraf sorularında ise sorudan başlayarak paragraf sorularını yeterli zamanda rahatlıkla çözebiliriz. (Paragraf sorularının büyük çoğunluğunun uzun metinler olmasına rağmen çok basit sorular olduğunu göreceksiniz)

6. Sözcük dağarcığınızı geliştirin:
Paragraf sorularındaki metinlerde anlamını bilmediğimiz daha önce duymadığımız ya da duyup, okuyup, sık kullandığımız bazı özel sözcük ve kavramlar karşımıza çıkabilir. (Sözcük kavramların bilinmesi parçayı daha iyi anlamamızı sağlar)

7. Paragraf sorularındaki insan tipine dikkat edin:
Paragraf sorularında genel bir insan tipinden söz edilir. Bu insan tipi soruları, hazırlayan kişilerin yetiştirmek istedikleri insan tipidir. Bu insan tipinin özelliklerinin bilinmesi paragrafların çözümü çok kolaylaşacaktır.

Bu Genel İnsan Tipinin Özellikleri Şunlardır:

 Savaşlara, teröre, her türlü sömürüye karşıdır.

 Hızlı sanayileşme sonucu doğanın tahrip edilmesini kesinlikle onaylamaz.

 Doğayı fazlasıyla sever. Beton yığınları arasında yaşamaktan sıkılır. Doğaya yönelmek, doğayla iç içe olmak onu rahatlatır. İnsanlardaki doğa sevgisi azaldıkça birbirlerine olan sevgilerinin de azaldığına inanır.

 Saygılı, hoşgörülü ve sevecendir. İnsanları düşüncelerinden dolayı hiçbir zaman kınamaz.

 Düşünce özgürlüğünden yanadır.(Herkesin düşüncelerini açıkça ve rahatça söyleyebilmesi tarafındır)

 Akla ve bilime çok önem verir. Batıl düşüncelere, hurafelere ve geçerliliği kanıtlanmamış düşüncelere karşıdır.

 Yenilikçidir. Yeniliklere açıktır, sürekli yenilenmeyi ve değişimi savunur.(Yenilemeye, değişimlere karşı duran insanları onaylamaz)

 Sanat tutkunudur. Sanatın insanı yücelttiğine inanır.

 Eğitimi her şeyin üstünde görür.

 Okuma tutkunudur. Okumanın insan düşüncesini ve evrenini genişlettiğine inanır.

 Sanat ve edebiyatta ulusallığı savunur (Sanatçılar ve edebiyatçıların önce yerli olanı iyice tanıyıp incelemeden evrensel olanı yakalayamayacaklarına inanır)

 Sanatın ve müziğin evrensel olduğuna inanır.

 Geçmişini iyi bilmeyen toplumların geleceklerinin karanlık olacağına inanır.

 Dürüst, yardımsever ve nazik bir insandır.

 İnsana çok fazla önem verir. Evrendeki her şeyin temelinde insanın olduğuna inanır.

 Çocukluğuna ve çocukluk günlerine büyük bir özlem duyar

 Aydınların ve sanatçıların görevlerinin toplumun sorunlarına sahip çıkmak ve toplumu yüceltmek olduğunu düşünür.

 En küçük olaylardan ve durumlardan bile kendisine mutluluk adına bir pay çıkarır.

 Mücadeleci, kararlı ve iradeli bir insandır.

 Dilini ve edebiyatını çok sever.

 Kabalığa, her türlü yalan dolana ve haksızlığa karşı-dır.

A) PARAGRAFIN ANLAM YÖNÜ

1. Paragrafın Konusu:
Her paragrafta yazarın bir şeylerden söz ederek okura ulaştırmak istediği bir iletisi vardır. Paragrafta üzerinde durulan, hakkında söz söylenen düşünce, olay ya da duruma “konu” denir.
Bir paragrafı çözümlerken yapılacak ilk iş konuyu doğru olarak saptamaktır. Konusu bilinmeyen paragrafın anlaşılması güçtür.
Konuyu bulmak için “ Parçada neden söz ediliyor?”, “Üzerinde durulan nedir?”, “Hakkında söz söylenen nedir?” sorularını paragrafa yöneltiriz, aldığımız yanıt bize paragrafın konusunu verir.

ÖRNEK 1 :

Bir sanat ya da düşünce eserinin yapısını ve içeriğini anlatan, olumlu olumsuz yanlarını göz önüne seren, bunu gerektiğinde kanıtlarla destekleyen yazıya eleştiri denir. Bunu yaparken eleştirmen yansız değildir. Kişisel duygu ve düşünceleri, eleştiride etkin olarak rol oynar. Bu anlamda eleştirmen bilim adamından farklı bir yerdedir.Bilim adamının yansızlığına karşılık eleştirmen yapıtın güzelliği, doğruluğu konusunda kendi öznel tavrını koymak zorundadır.

Paragrafı dikkatlice okuyup anladıktan sonra paragrafa şu soruyu soralım: “Parçada neden söz ediliyor?” Bu sorunun yanıtı “ Eleştirmen eleştirisine öznel değerlendirmelerini de katar” dır.

ÖRNEK 2:
Sabun köpüklerinde gökkuşağının renklerini, lapa lapa yağan karda uçuşan serçeleri görebildiğimiz için Tanrı’ya şükredelim. Eğer bize verilen nimetleri ve bütün güzellikleri göremeyecek kadar kör isek utanalım. Elimizdeki nimetleri sayalım. Ufak tefek çabalarla ortadan kaldırılabilecek sıkıntıları değil.

Paragrafı dikkatlice okuyup anladıktan sonra paragrafa şu soruyu soralım: ”Parçada neden söz ediliyor?” Bu sorunun yanıtı “ Mutlu olabilmek için yaşamın kötü yönlerini değil güzel yönlerini görmeye çalışmak gerekir”dir.

ÖRNEK SORU -1
“En basit isteğimizden en karmaşık düşünce ve duygularımıza kadar söyleyeceklerimizi hep sözcüklerin aracılığıyla anlatırız. Çocuklar da ilkin evlerinde ve yakın çevrelerinde duydukları sözcükleri, bu sözcüklerin söyleniş ve anlamlarını kavramaya çalışarak anadillerini öğrenmeye başlarlar.”

Paragrafta özellikle neyin önemi üzerinde durulmaktadır?

A) Anadilin önemi     B) Çevremizin önemi    C) Sözcüklerin önemi     D) Evimizin önemi   E) Çocukların önemi

ÇÖZÜM:Paragrafın bütünü dikkatlice okuduktan sonra “Paragrafta neden söz ediliyor?” sorusunu paragrafta yönelttiğimizde: “iletişim kurmada ana dilin önemi.” yanıtını alırız.     CEVAP: A

ÖRNEK SORU -2                                                                                                                                                                                                          Herkes mesleğinde ve yaşamında birçok karanlık yoldan geçmeye zorunludur. Ancak bu yolları elinde bir ışık olmadan geçmeye çalışmaktansa, başkalarının deneyiminin meşalelerinden yararlanarak yürümek daha kolaya ve karlı değil midir?

Bu parçada aşağıdakilerden hangisinden söz edilmektedir?

A) Gelecekte başarılı olmak için genç yaşta bir mesleğe atılmak gerekir.
B) Yaşam, uzun ve zorlu bir yoldur.
C) Yaşamı daha kolay bir hale getirmek için başkalarının deneyimlerinden yararlanmak gerekir.
D) Herkes, mesleğinde ve yaşamında birçok karanlık yoldan geçer.
E) Genç yaşta meslek yaşamına atılan her kişi başarılı olur.

ÇÖZÜM:Paragrafın bütünü dikkatlice okuduktan sonra “paragrafta neden söz ediliyor?” sorusunu paragrafta yönelttiğimizde, ”yaşamı kolay bir hale getirmek için başkalarının deneyimlerinden yararlanmak gerekir”, yanıtını alırız. CEVAP: C

2. Paragrafın Başlığı:

Bir paragrafın başlığı konu ve ana düşünceyle doğrudan ilgilidir. Başlık, konu ve ana düşüncenin bir çeşit özetidir. Başlık paragrafın tamamını kapsar.
Paragrafın başlığını bulurken paragraf okunduktan sonra ilk ve son cümle tekrar okunmalıdır. Bu cümleler genellikle konuyu ve ana düşünceyi verir. Başlık ana düşünceyle özellikle de konuyla ilgilidir.
Yinelen sözcük veya söz öbekleri de ipucudur.

ÖRNEK :
Sözü uzatmak, büyütmek, dallandırmak, gereksiz sözcüklerle doldurmak yoktur onda. Ne diyecekse en açık, en doğru biçimde söyler. Ama bu sözler bir araya geldi mi bir derinlik, bir anlam çoğalması, üzerinde uzun uzun durmak, incelemek, düşünmek gerekliliği yaratır.
Bu paragrafın ana düşüncesi, “Söyleyeceği sözü uzatmadan açıkça söylemek.” olduğuna göre, başlık da düşüncenin özeti olan “özlü anlatım” olmalıdır.

ÖRNEK SORU -3

Şiir, benim için günlük yaşamın kendisidir. Yaşamayı bilmeyenlere,sözcüklerin büyüsünü yaşamlarında aramayanlara ne söylenebilir. Günlük yaşamlarında şiiri yitirmiş olanlar, kitap sayfalarında aramasınlar onu; bulamazlar. Kendi yaşamına kıymış olanlara şiir kitapları hiçbir şey söylemez.

Bu parçaya en uygun başlık, aşağıdakilerden hangisi olabilir?

A) Şiir ve Yaşam      C) Günü Yaşamak      B) Şiirin Büyüsü       D) Şiiri Sevmek      E) Şiir

ÇÖZÜM:Paragrafın ana düşüncesi “Şiir,günlük yaşamın kendisidir.” Bu ana düşünceyi kapsayan başlık “Şiir ve Yaşam” olmalıdır. CEVAP A

ÖRNEK SORU -4
Para, gerçek zenginlik değildir. O, sadece gereksinimlerin giderilmesine araç olduğu için değerlidir. Bir çölün ortasında, hararetten yanan bir insan için birkaç damla soğuk su, bir torba altından çok daha değerlidir.

Bu paragrafın başlığı aşağıdakilerden hangisi olabilir?

A) Gerçek Zenginlik
B) Çöl ve Su
C) Soğuk Su
D) Gereksinimlerin Giderilmesi
E) Zenginlik ve İnsan

ÇÖZÜM:Paragrafın ana düşüncesi “Para gerçek zenginlik değildir.” biçimindedir. Bu ana düşünceyi kapsan başlık “Gerçek Zenginlik” olmalıdır. CEVAP: A

3. Paragrafın Ana Düşüncesi:

Yazarken veya konuşurken karşımızdakine bir şeyler aktarmak isteriz. İster bir olay aktaralım, isterse bir konudaki düşüncemizi akta-ralım,  bunların hepsini bir amaç için ortaya koyarız. Bu amaca, aktarmak istenilen iletiye “ana düşünce” denir.

“Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir”, “Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?” sorularına yanıt verir.

Ana düşünce paragrafın başında, ortasında, sonunda olabileceği gibi paragrafın bütününde de olabilir. (Tüme varım, tümden gelim…)

 

ÖRNEK 1 :

Toplumsal yaşamın belirlenmemiş bazı kuralları vardır. Bu kuralların bazıları etki-tepki üzerine kurulmuştur. Ama kalıpların dışında olabilmek insana kimi zaman daha fazla değer getirilebilir. Öyle durumlar vardır ki hiç tereddüt etmeden gülümseyebilir, nezaketinizi muhafaza edebilirsiniz. Örneğin kalabalık bir yerde itilip kakılabilirsiniz, hemen gülümseyin; gülme, itilip kakılmayı ortadan kaldırır; herkes böyle bir durumda kızmak üzere olduğunuzu düşünerek şaşıracak, sonra utanıp kızaracaktır. Siz de böylece hem öfkelenmek-ten kurtulmuş olacak hem de saygınlık kazanacaksınız.

Yukarıdaki parçada, kalıpların dışında olabilmenin insana kimi zaman daha fazla değer kazandırabilece-ğinden söz edilmektedir.

Paragrafın ana düşüncesi: “Beklenilmeyen olumlu, ılımlı davranış insanı bir çok olumsuz durumdan kurtardığı gibi, ona saygınlık da kazandırır. ” olmalıdır.

ÖRNEK 2 :

“Kışın beyaz güzelliğinin de yazın sıcak ve nemli günlerinin de zevkine var. Her mevsim, her gün, her an gelir geçer ve hiçbiri asla birbirinin aynı ya da tekrarı değildir. Kış soğuğunun ortasında yazı, yazın bunaltıcı sıcağında kışı özlemek yerine, her mevsimi kendi güzelliğiyle kabul et.”

Yukarıdaki parçada, her mevsimin, her anın kendine göre bir güzelliğinin olduğu, bir mevsimi yaşarken bir başka mevsimin hayalini kurarak yaşamamak ve içinde bulunduğumuz mevsimin tadını çıkararak yaşamak gerektiği anlatılıyor.
Paragrafın ana düşüncesi: “Yaşamın her mevsiminin tadını çıkarmak gerekir.” olmalıdır.

ÖRNEK SORU –5

Yasakçı bir mantıkla ne doğru dürüst bir bilgi vermek ne de özlediğimiz üretken, düşünen, araştıran, hoşgörülü insanın gelişmesini amaçlayan bir eğitim vermek mümkündür. Böyle bir eğitim anlayışı hem öğrencinin güç ve enerjisini hem de ülkemizin kıt olanakla-rını boşuna harcamaktır. Öğrencileri ezberciliğe yöneltmek, onları ağır yükler altında canından bezdirmekte ve bunaltmaktadır.

Bu parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı hangisidir?

A) Her toplumun eğitim anlayışı kendisinin özelliklerine uygundur.
B) Yasaklar yerine yapılması gereken; üretken, özgür düşünceli insanlar yetiştirmektir.
C) Arzulanan hedeflere ulaşmak isteyen toplumlar yasakları tanımaz.
D) Çağdaş toplumlar eğitime gereken özeni göstermişlerdir.
E) Ülkemizin eğitim sistemi öğrencileri ezberciliğe yöneltmektedir.

ÇÖZÜM:
Paragrafın ilk cümlesi dikkatli okunduğunda yazarın okura iletmek istediği düşüncenin yer aldığı görülecektir: “Yasakçı bir mantıkla ne doğru dürüst bir bilgi vermek ne de özlediğimiz üretken, düşünen, araştıran, hoşgörülü insanın gelişmesini amaçlayan bir eğitim vermek mümkündür.” Bu cümledeki düşünce de :“Yasaklar yerine yapılması gereken; üretken, özgür düşünceli insanlar yetiştirmek-tir.” biçiminde (B) seçeneğinde yer almaktadır.       CEVAP: B

4. Paragrafın Yardımcı Düşünceleri:

Ana düşünceyi inandırıcı bir duruma getirmek, desteklemek amacıyla çeşitli düşüncelere, görüşlere de yer verilir, bunlara “yardımcı düşünce” denir.

Bir paragrafta ana düşünce bir tane iken yardımcı düşünce sayısı birden fazla olabilir. Yardımcı düşünceler ana düşünceyle bağlantıları ölçüsünde önem kazanır.
Yardımcı düşünceyle ilgili sorular çoğu zaman “olumsuz” biçimdedir:

“……… değinilmemiştir?”
“……… çıkarılamaz?”
“……… söylenemez?”
“……… yer verilmez?”
“……… yoktur?”
“………. ulaşılamaz?”

Biçimindeki olumsuz sorular yardımcı düşünceleri belirtir. Seçeneklerin dördünde söz edilenler parçada bulunmalıdır. Bu yüzden bu tip olumsuz sorularda paragraflar dikkatlice okunmalı, yardımcı düşünceler iyi belirlenmelidir.

ÖRNEK SORU – 6
Siz bana sıcacık yüreğinizi açtınız, almadan vermeyi bildiniz ve hep sevmeyi, dolu dolu sevmeyi öğrettiniz. Benim için çok değerlisiniz. Biliyorum ki sevincimde, sıkıntımda hep yanımda olacak dost gibi bir dostum var. Bu yüzden çok mutluyum. Size sahip olduğum için, benim dostum olduğunuz için binler yaşayın.

Paragrafta yazarın dostuyla ilgili düşüncelerden, aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Kendisinin en iyi dostu olduğuna
B) Herkesçe sevilen bir dost olduğuna
C) Sevmesini bilen bir insan olduğuna
D) Almadan vermesini bilen bir insan olduğuna
E) Mutlu günün yanısıra bir karagün dostu da olduğuna

ÇÖZÜM:Paragrafın cümleleri dikkatli okunduğunda: Parçadan A,C,D, E seçeneklerinde verilenlere ulaşılabilir. Paragrafta “Herkesçe sevilen bir dost olduğun”dan söz edilmemektedir. Bu yüzden B seçeneğinde verilen yargıya ulaşılamaz.?   CEVAP: B

ÖRNEK SORU – 7
Duygularımızı etkileyen yüz ifadeleri üzerinde yapılan çalışmalar, iyi durumdayken bile pek fazla gülmediğimizi ortaya çıkarmıştır. Oysa gülümseme ve gülme, biyolojik süreci etkileyerek kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlar. Onlar, beynimize giden kan e oksijen miktarını, sinir taşıyıcılarının uyarı düzeyini artırır.

Bu paçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Yapılan araştırmalar, pek fazla gülmediğimizi ortaya çıkarmıştır
B) Gülümseme kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlar
C) Gülümseme insan biyolojisini de etkiler
D) Sağlıklı insanlarda beyne giden kan e oksijen miktarı daha fazladır
E) Yüz ifadeleri duygularımızı etkiler

ÇÖZÜM: Parçada A,B,C, E seçeneklerinde verilenlere ulaşılabilir. Parçada, beyne giden kan ve oksijen miktarının artması sağlıklı olmaya değil, gülümsemeye bağlanmıştır; bu yüzden D seçeneğinde verilen yargıya ulaşılamaz.   CEVAP: D

B) PARAGRAFIN YAPISI
Her cümlenin paragraf içinde özel bir yeri vardır. Nasıl ki her metnin bir girişi, bir gelişmesi, bir sonucu varsa paragrafta böyle bölümlere ayrılır. Her cümle kendinden önceki ve sonraki cümleyle hem anlam hem de yapı bakımından ilişki içindedir.

Şimdi bu bölümlerin özelliklerini görelim:

1. Giriş (Bölümü) Cümlesi:                                                                                                                                                                                              Giriş cümlesi paragrafın ilk cümlesidir. Bu bölümde paragrafta ele alınacak konu belirtilir. Kendisinden sonraki her cümle, dil ve dü-şünce yönünden giriş cümlesine bağlıdır.

 Ana cümlesi ise kesin yargı bildirir. (Açıklamaya, örneklemeye, yorumlamaya elverişli olmalıdır)
 Giriş cümlelerinde bir cümleyi önceki cümleye bağlayan “bağlayıcı öğeler bulunmaz. Fakat ama lakin ancak, yalnız, çünkü yani, oysa ne var ki, bu nedenle, şöyle ki, halbuki, kısacası,…” bağlaçlarına yer verilmez.
 İşaret sıfatı ve işaret zamiri yer almaz.
 Giriş cümlesi kendinden önceki bir yargının varlığını hissettirmez; çünkü daha önce söylenen bir şey yok-tur.

ÖRNEK SORU – 8

Aşağıdakilerden hangisi bir yazının ilk cümlesi olmaya en uygundur?

A) Yeni öykücüler arasında Türkçe’ yi bütün güzelliği ile kullananlar var
B) Başka öykülerini de dergilerde okumuştum ama bunu hepsinden güzel buldum.
C) Bunda, tiplerin çok canlı, öykülerin otobiyografik olmasının da etkisi var.
D) Bir bakıma bu son iki kitabı birere dil olayı olarak değerlendirilmelidir.
E) Birçok yeni öykücünün, buna gereğinden fazla önem verdiğini gördük.

ÇÖZÜM: B’de “başka”, C’de “bundan”, D’de “bir bakıma” E’de “buna” sözcükleri kullanıldığı için giriş cümlesi oluyor.
YANIT A’dır.

2. Gelişme (Bölümü) Cümlesi:                                                                                                                                                                                            Bu bölümde girişte ele alınan konu açıklanmış, tartışılmış, betimlenmiş ve öykülenmiştir.  Bundan dolayı ayrıntılara girilmiş, dü-şüncelerle desteklenmiş, bütünleşme sağlanmış bölüme “gelişme bölümü” denir. Gelişmeyi oluşturan cümleler, dil ve düşünce yönünden kendisinden önceki ve sonraki cümleye bağlıdır. Bu cümleler konunun geliştirilip açıklandığı cümledir. Gelişme cümleleri ana düşüncenin belirginleşmesini salyan yardımcı düşünceleri içerir. Bağlantı öğelerine yer verilebilir. Ana düşünce cümlesi ise kesin yargı bildirir.

“………. hangisi söylenemez, hangisine değinilmemiştir, hangisine ulaşılamaz?” biçiminde düzenlenmiş, olumsuz sorularda “söylenen,  değinilen, ulaşılan” sonuçların çoğu gelişme bölümünde bulunur.

 

ÖRNEK SORU – 9

Bence edebiyat, bütün türleriyle masalla başlar, masalla biter. Masal, türler içinde en çok şiire yakındır. Ritmiyle, tekrarıyla, hayaliyle,….Eşine rastlamadığımız ama umutlarımızı, korkularımızı, sevinçlerimizi taşıyan yeni eşyalar, yeni insanlar, yeni hayvanlar yaratır masal. Bu nedenle en çok şiire yakındır.

Bu parçada masalla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Yinelemelere yer verildiğine,
B) Düş öğesinden yararlanıldığına,
C) Çok aranan ve okunan bir tür olduğuna
D) Değişik türlerin kaynağı olduğuna,
E) Duygusal yönünün bulunduğuna.

ÇÖZÜM: Paragrafta yardımcı düşünceler paragrafın gelişme bölümünde bulunur.A,B,D ve E seçeneklerinde bulunan düşünceler bu paragrafın gelişme bölümünde yer almıştır. Yardımcı düşünceler C seçeneğindeki “çok aranan ve okunan bir tür olduğuna” değinilmemiştir. CEVAP  C’dir.

3. Sonuç (Bölümü) Cümlesi:                                                                                                                                                                                Paragrafın en can alıcı, en etkili bölümü burasıdır. Sonuç bölümü çoğu kez, kendinden önceki düşünceleri açıklayan, özetleyen bir ni-telik taşır. “Kısacası, demek ki, yani, böylece, sonuç olarak, öyleyse…” gibi özet anlamı taşıyan bağlaçlarla tamamlanır.
Yazar bu bölümde düşüncelerini derleyip toparlar ve bir sonuca bağlar. Sonuç bölümü, bazen giriş bölümünün tekrarı biçiminde bazen de ana düşüncenin anımsatıldığı, paragrafın özetlenmesi şeklinde oluşur.

ÖRNEK SORU – 10
İnsanın doğayla savaşımında korkunun rolü yansımaz. Önemli olan, bu insanca duyguyu iyi değerlendirebilmektir. Nasıl ki kullanılması bilinmeyen bir silah bazen geri tepip büyük zararlara yol açabiliyorsa, korku da denetim altında tutulmayıp kendi başına bırakılırsa sonuç hiç kimse için iyi olmaz. Korkalım; ama neden, niçin korktuğumuzu bilelim. Korkuya yenilme kaygısının tutsağı olmayalım, —-.

Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilemez?

A) Korkuyla birlikte yaşamayı öğrenelim
B) Korkudan, uygun biçimde yararlanmaya çalışalım
C) Korkunun, toplumu değişik yönlerden etkilediğini unutmayalım
D) Korkuyu bir engel, değil bir araç olarak görelim
E) Korkumuzun nedenini öğrenip ona göre davranalım.

ÇÖZÜM: Parçada korkuyla yaşamanın sadeliğinden, bu duyguyu iyi değerlendirmenin gerekliğinden söz edilmektedir.Bu parçanın sonuna A,B,D,E seçeneklerindeki ifadeler getirilebilir. Fakat korkunun toplum üzerindeki değişik etkilerinden söz edilmediği için C’deki ifade ile tamamlanması uygun olmaz. CEVAP: C

 

Düşüncenin Akışını Bozan Cümleler

Her cümle kendinden önceki ve sonraki cümleyle hem anlam hem de yapı bakımından ilişki içerisindedir. Bu yüzden bir paragraf dil ve düşünce bağlantısı iyi kurulmamışsa, anlatımın akışı bozulur. Paragrafın içerisinde belirtilen düşüncelerden farklı bir düşünceye değinen cümleler düşüncenin akışını bozar.

ÖRNEK SORU -11
(I) Bu kitap, yaşamının değişik dönemlerinden seçilmiş ürünlerden oluşuyor. (II) Ağırlık 1970’lerden önce yazdığım şiirlerde (III) Son beş yılda dergilerde birçok şiirim yayımlandı, ancak bu şiirleri kitaba almadım. (IV) Anılarımda da belirttiğim gibi bunlar kendimle uzun bir hesaplaşmadan sonra oluşan şiirler. (V) Dolayısıyla beni bütün yöntemlerimle okurlarımla tanıtacaktır.

Yukarıdaki parçada numaralandırılmış cümlelerden hangisi, düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I             B) II               C) III                 D) IV                   E) V

ÇÖZÜM: Bu parçanın üçüncü cümlesi düşüncenin akışını bozuyor. Çünkü I ve II. cümlede kitaptaki şiirlerden söz edilmiş, III. cümlede ise kitapta olmayan şiirlere değinilmiş, IV. cümlede ise yine kitapta olanlara geçilmiş IV. cümledeki “bunlar” sözü bir önceki cümleye bağlı olduğunu açıkça ortaya koymuştur. III. cümle çıkarılırsa anlam düzelir. CEVAP: C

 

Paragraf bölme:
Bir paragraf ancak bir düşünceyi anlatır. Parça iki paragrafa bölünmek istenirse, parçada iki ayrı düşünce var demektir. Öyleyse parça içinde her düşünce ayrı bir paragrafta yer almalıdır.
Bu konuyla ilgili sorularda iki ayrı düşüncenin işlendiği bir parça verilir ve bu parçanın iki parçaya bölünme-si istenir.

ÖRNEK SORU – 12
Sanatçının mektupları bir araya getirilerek bir kitap oluşturulmuş. (I) Oluşturulan kitap iki bölüme ayrılmış.(II) Birinci bölümde sanatçının çeşitli kişilere yazın alanında yazdıkları, ikinci bölümde ise ona yazılanlardan alıntılar yer alıyor.(III) Sanatçı şiiri, düz yazıdan daha çok seviyor. (IV) Bir mektubunda:” Şiirin bir tek dizesi bile, koskoca bir yazının anlatmak istediğini bir çırpıda anlatıveriyor.” diyor. (V) Bu söz de onun şiire ilişkin görüşlerini kısaca açıklıyor.

Bu parça, açıklanan düşünceler açısından iki paragrafa ayrılmak istense, ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

A) I             B) II               C) III                 D) IV                   E) V

ÇÖZÜM:Parçada III.cümleye kadar sanatçının mektuplarından oluşan bir kitabın özellikleri; III.cümleden sonra ise sanatçının sevdiği bir tür üzerinde duruluyor. Yani yeni bir konuya geçiliyor. Bu da ikinci paragrafa geçilmesini gerektiren bir durumdur.             CEVAP: C

PARAGRAFA CÜMLE EKLEME:
Bir paragrafın başına, ortasına ve sonuna getirilecek cümle, kendisinden önceki veya sonraki cümleyle dil ve düşünce yönünden bağlantılı olmalıdır.
Bazı sorularda paragrafın başına, ortasına bazılarında ise sonuna cümle ekleme sorulabilir. Bu durumda parçanın anlam bütünlüğü ve yapısal bağlılığı dikkate alınmalıdır.

ÖRNEK SORU -13
İnsanların beğenileri birbirine uymaz. Belki o kırmızıdan hoşlanıyor, siz yeşili seviyorsunuzdur. Belki o, Wagner’in müziğini beğeniyor siz Mozart’ı yeğliyorsunuzdur —- . Gördüklerinden ve dinlediklerinden aldığı tat sizinkine uymuyor diye karşınızdakini zevksizlikle, kalabalıkla suçlamaya hakkımız yoktur.

Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A) Kimi zaman beğenilirinizin bağdaştığı da olur.
B) Öteki sanat dallarında da böyledir bu.
C) Öyleyse nelerden hoşlandığınızı bilmeniz gerekir.
D) Çünkü insanların beğeniliriyle davranışları arasında ilişki vardır.
E) Değerlendirmeleri belirli ölçütlere göre yapmak gerekir.

ÇÖZÜM: Paragrafta asıl anlatılmak istenen farklı beğenileri olan inanların davranışlarının da farklı olacağı, budan dolayı da insanların suçlanmaması gerektiğidir. Değişik renklerden hoşlanan, değişik müzikler dinleyen insanlar değişik davranışlar sergileyeceğine göre boş bırakılan yere ”D” seçeneğindeki cümlenin gelmesi uygun olur. CEVAP: D

Bir Sorunun Yanıtı Olan Paragraflar
Bir paragrafın ilk cümlesi sorudan sonra okunduğunda soru ve ilk cümle arasında bir uyum olması gerekir. Bu bakımdan genellikle konuyla ilgili bu tür sorular sorulduğu paragraftaki ilk cümleden anlaşılır.
Bir de paragrafın ana düşüncesinin soruları soruyla uyum için olması, parçanın sorunun yanıtı niteliğinde olması gerekir.

ÖRNEK SORU – 14
Bir soru, birçok yazara sorulmuştur. Soruyu yanıtlayanlar arasında, “Kendim için yazıyorum.” diyenler de vardır. Eğer bu tür bir yanıtı benimsemiş olsaydım, okurlarımı kendimle bütünleştirirdim;  yani, “Onlar demek, ben demek” derdim. Oysa ben, beni anlamak için özel bir çaba gösterecek olanlara sesleniyorum.

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

A) Yapıtlarınızla ilgili tepkilere göre, okurlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
B) Niçin kendinizi okurun beklentilerine bağımlı hissediyorsunuz?
C) Okurlarınızın, “sizin gibi düşünenlerden oluştuğu” görüşüne nasıl vardınız?
D) Okurlarınızın görüşlerini değerlendirmeyi doğru buluyor musunuz?
E) Yapıtlarınızı oluştururken hangi tür okuru hedefliyorsunuz?

ÇÖZÜM:Yazar; “Oysa ben, beni anlamak için özel bir çaba gösterecek olanlara sesleniyorum.” diyerek aktif okuyuculara seslendiğini belirtmektedir. Böylesine bir yanıt E seçeneğinde “Yapıtlarınızı oluştururken hangi tür okuru hedefliyorsunuz?” sorusuna karşılık ve- rilmiş olabilir. CEVAP: E

Duyularla İlgili Sorular:
Duyu insan ve hayvanlarda dışarısının etkisini bir organizma yardımıyla duyma yeteneğidir. Duylar görme, işitme, koklama,, tatma ve dokunma organları ile algılanır.

ÖRNEK SORU – 15

Küf yeşili yaprağın üzerinde koyu benekler vardı. Yapraktan acı, kekiğimsi bir koku geliyordu. Adam, yaprağa bakıyor, beneklerini sayıyordu. Birden yaprağın üstün-deki beneklerden biri kımıldadı. İrkildi adam. Önce gözlerine inanamadı. Koyu kestane kabuk çıtırdayarak yarıldı, altından tül gibi yarı saydam kanatlar çıktı. Uçuverdi böcek. Nemli, ılık bir esintinin içinde yitip gitti.

Bu parçada ayrıntıların seçiminde aşağıdaki duyuların hangisinden yararlanılmamıştır?

A) Görme     B) Tatma      C) Dokunma       D) İşitme       E) Koklama

ÇÖZÜM: Parçada duyuları veren ipuçlarını bulalım. “Küf yeşili” sözü renk olduğundan “görme”, “acı bir koku” sözü “koklama”, “çıtırdayarak sözü “işitme”, “nemli, ılık bir esinti” sözü “dokunma” duyusunun bulunduğunu gösterir. Parçada tatmayla ilgili bir duyu yok. “Acı” sözü söz mecaz anlamda kullanılmış. CEVAP: B

PARAGRAF YORUMU:
Paragraftan hareketle paragraftaki düşünceyle ilgili bazı kanılara varmaktır. Paragraftaki düşünceyi yorumlamayla yargılara ulaşılır. Anlatılanların, neyi düşündürmek istediğine ve hangi amaca yönelik olduğuna göre yorumlanması olumlu veya olumsuz yargıları saptar. (Ancak yorumlamada nesnel olmalıdır. Yorumlar paragrafa göre olmalıdır.)

ÖRNEK SORU -16

Kimi çağdaş yazarların hoş bir tutumu var. Önce bilinen bir klişeyi alıp yazdıkları öykünün çıkış noktası yapıyorlar. Siz okur olarak “Eyvah!” der demez, satırların arasında verilen ustalıklı ve incelikli anlatımlar sizi bambaşka bir şölene çağırıyor. Ama öyle dil oyunlarının, bilinç akışı gibi metnin anlaşılması güçleştiren yöntemlerin kullanıldığı bir şölen değil bu. İnsanların davranışlarını yönlendiren öğeleri seçiyor, bunları çarpıtmadan çağdaş insanın tutkularıyla bizi yüz yüze getiriyor. Üstelik her şey yalın ve usulca söz söylemeye dayalı.

Bu parçada sözü edilen yazarların yapıtlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Anlaşılması çaba gerektiren nitelikler taşıdığı
B) Özgün olmayan konulardan yola çıktığı
C) Belirli teknikleri kullanmaktan kaçındığı
D) Anlatılanların beklentilere ters düştüğü
E) Karakterleri kendi gerçeklikleri içinde yansıttığı

ÇÖZÜM:Parçada B,C,D,E seçeneklerinde verilenlerden söz edilmektedir. A seçeneğinde belirtilen “Anlaşılması çaba gerektiren nitelikler taşıdığı” ndan söz edilmemiştir. CEVAP: A

 

* *Kimi  bölümlerde içerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like

ÖDEV TESTİ 7

Yabancı dillerin etkisinin artması, Türkçenin söz varlığını, söz dizimi özelliklerini olumsuz yönde etkiliyor. Divan Oteli demek dururken Hotel…

ÖDEV TESTİ 8

Önceleri usta halk ozanlarının etkisinde kalmış sonraları kendine özgü bir tarz geliştirmiştir, Kendinden sonra ge-lenleri olduğu kadar, Cumhuriyet…

ÖDEV TESTİ 4

Moda bir tutumla,”Bu yapıtında da yazar anılarını yazmış…” diyorlar; buradan çıkarak sanatçının yarattığı bütün tipleri, olayları küçümsemeye girişiyorlar.…

ÖDEV TESTİ 9

Yazar için günlük tutmak, bir bakıma yaşamla yazılı ilişki kurmaktır. Varlığını kanıtlayacak olayları, olguları, durumları bir araya toplamak,…