1. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili kelimelerden hangisi gerçek (temel) anlamında kullanılmıştır?

A)Burnu yırtık eski bir ayakkabıyla karşıma çıktı Rıfkı.
B) Yatağın yüzünü değiştirdi Sergül Hanım.
C) Yavaş ol, şimdi koparacaksın kapının kolunu.
D) Hüzünlü duygular bitirdi sonunda zavallı kadını.
E) Sancılı günler artık geride kaldı, diye söze başladı Haşmet Efendi.

 

2. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde ikileme diğerlerinden farklı biçimde oluşmuştur?

A) Kadın, oğluna: “Güzel güzel oynayın, tamam mı?” dedi.
B) Kendini affettirmek için Miriban’a demet demet çiçek yollamıştı genç adam.
C) Plajdaki irili ufaklı taşları topluyordu,Sergül de.
D) Bu yılda da arılardan petek petek bal aldılar.
E) Hırsız, evdeki eşyaları çuvalına çabuk çabuk doldurdu ve girdiği yerden terk etti evi.

 

“Tartışmada doğruluğu  su götürmez bazı gerçekler ele alındı”

3.Aşağıdakilerden hangisi bu cümledeki altı çizili sözün yerine getirilirse anlamda bir değişme olmaz?

A) Kirletilmemiş, temiz kalmış olan
B) Kendine özgü durumunu koruyan
C) İnandırıcılığını yitirmeye meyleden
D) Peşin yargılarda kabul edilmiş olan
E) Değişik yorumlara elverişli olmayan

 

 

I. Bu koltuğun arkası çok alçak
II. Babam, arkana bir şey al, öyle dışarı çık, dedi
III. Binanın arka bahçesine fidan diktik
IV. Kadının arkasından ağır sözler söyledi
V. Yengen ve amcan arka sokakta oturuyor

4.“Arka” sözcüğü yukarıdaki cümlelerin hangi ikisinde birbirine yakın anlamda kullanılmıştır?

A) I ile II      B) I ile III       C) I ile V       D) III ile V       E) II ile V

 

Ali ağır bir çocuktur,derdi babası her zaman.

5.Yukarıdaki cümledeki altı çizili sözcüğün eş anlamlısı aşağıdakilerin hangisinde vardır?

A) Araba yola girince ağır bir koku kapladı içeriyi birden.
B) Dedem o savaşta çok ağır ağır yaralanmış.
C) Hastalığın geçene kadar ağır işlere girmemeye özen göstermelisin.
D) Böyle ağır bir karakteri bugüne kadar hiç tanımamıştım.
E) Ağır ağır yola koyulduk biz de.

 

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşıt anlamlı sözcükler kullanılmamıştır?

A) Tok açın halinden anlamazmış, değil mi?
B) Günler uzuyor, geceler kısalıyordu artık.
C) Her inişin bir çıkışı da vardır mutlaka.
D) İster ağla,ister ağlama;bu gerçeği benden duymanı istedim.
E) Git gel Konya altı saat, sözünün bir anlamı olmalı mı?

 

 

7. Aşağıdakilerden hangisinde somut anlamlı bir sözcük soyut anlam kazanmıştır?

A) Olaya bir de benim gözümle bakmayı dene.
B) Konuyla ilgili yeterince bilgi toplamış mıydınız?
C) Yarın öğlen şehri terk edecekmiş, bu ailenin tüm bireyleri.
D) Buralar sensiz çok anlamsızdı, güzelim.
E) Karga, hiç bülbül olur mu?

 

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim kullanılmamıştır?

A) Ağır bir işte çalıştığı için çok çabuk yorulmuştu adamcağız.
B) Çocukların bu perişan halini görünce yüreğim sızladı birden.
C) Dün gece sabaha kadar gözüme uyku girmedi bir türlü.
D) Misafirlerin erken geldiğini görünce eli ayağına dolaştı Işık Hanım’ın.
E) Böyle basit bir hata nasıl yapılır, bir türlü aklım almıyordu.

 

Bence bu yapıt yazarının en çok kendisiyle şaklaşarak yazdığı, fazlaca semboller kullandığı, çok katlı bir roman.

9.Bu cümleden geçen “çok katlı bir roman” sözüyle asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yazarın yaşamını anlatması
B) Eğlendirmeyi amaçlaması
C) Sıradan niteliklere sahip olması
D) Toplumun her kesimine seslenmesi
E) Anlam derinliğinin bulunması

10. “Hafif” sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde “Hafif bir dalga kayığı yerinden oynattı” cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır?

A) Akşam yemeklerinde hafif yemekler yemelisiniz.
B) Hafif davranışları olan bir kızdı Düriye.
C) Yemekten sonra hafif bir içki alır mısınız?
D) Hafif bir rüzgar perdeleri dalgalandırdı.
E) Alanya sıcağında hafif giysiler giyilmelidir, her zaman.

 

Dolaylama, bir sözcükle verilecek kavramı birden çok sözcükle anlatmadır

11.Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir dolaylama vardır?

A) Bu konu televizyondaki haber bülteninde ayrıntılarıyla işlendi o günlerde.
B) Onun telefon numarasını anımsamakta nedense hep zorlanırım.
C) Karlı dağların başında güneş, pırıl pırıldı bu sabah.
D) Beyaz perdenin ünlüleri Altın Portakal için Antalya’ya akın etti.
E) Okuldaki törene protokol üyeleri de, öğrenciler de katıldılar.

 

 

Ölçü ve uyağa, şairaneliğe karşı çıkarak, ezilen, horla-nan küçük insanın dünyasını, beğenilerini yansıtmayı amaçladı. Gündelik yaşamı ve içgüdülere dayalı, küçük şeylerle avunulabilen bir yaşama biçimini dile getirdi. Ortalama insanın duygularını, bütün süslerden arınmış bir dille yansıttı.

12.Parçada geçen “bütün süslerden arınmış dil” sözüyle aşağıdakilerden hangisin anlatılmaktadır?

A) Gerçeklerin işlenmesi.
B) Anlatımın sıradanlığı.
C) Yalın duru, anlatım.
D) Anlatımının özgünlüğü.
E) Anlatımın öznel nitelikte oluşu.

 

Bizim çağımız nesnel ya da bilimsel kavrayışın yerine öznel kavrayışı geçerli kılmaya çalışan bir yüzyıl oldu.

13.Aşağıdakilerin hangisinde, parçadaki “geçerli kılmak” sözüyle aynı anlama gelen bir söz vardır?

A) Sait Faik, daha ilk öykülerinde yeni bir ses koymuştur ortaya.
B) Realizm akımının edebiyatımızda uzun süre değer gördüğü düşüncesine katılmıyorum.
C) Romantizmin bir başka yönü de karamsarlığın egemen oluşudur.
D) Klasik akımın yapıtlarında duygu ve değerlere önem verilmiştir.
E) Aşk teması romantiklerde geniş yer tutmuştur her zaman.

 

Oldum olası Karadeniz fıkralarını severim.

14.Bu cümledeki altı çizili sözün anlamına en yakın kullanım aşağıdakilerden hangisinde vardır?

A) Gezip gördüğü yerleri, akıcı bir dille anlatıyordu B. Borahan.
B) Seninle bu konuyu sonra görüşelim mi?
C) Arkadaşlarla arada sırada buluşuyoruz Altınpark’ta.
D) Öteden beri sanata düşkün biriydi Sezai Bey de.
E) Yıllar, ne kadar da çabuk geçiverdi, diye hayıflanıyordu iki arkadaş.

 

15. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi “Kişi, uzmanlığının gereği ne ise onu yapmalıdır.” yargısını içermektedir?

A) Herkesin aklı bir olsa koyuna çoban bulunmaz.
B) İki karpuz bir koltuğa sığmaz.
C) Cambaz ipte, balık dipte gerek.
D) Herkes bildiğini okur.
E) Kuşa kafes lazım, boruya nefes.

 

 

16.Sınıf, öğretmenlerine bir sürpriz hazırladı.” cümlesinde altı çizili sözcüğün kullanımına benzer bir kullanım aşağıdakilerden hangisinde vardır?

A) Sahil kasabası, akşamki fırtınadan çok yorgun düşmüş-tü.
B) Bu topraklar, varlığını kefensiz yatanlara borçludur.
C) Rüzgarın uğultusu bir türlü dinmek bilmiyordu.
D) Uzaktan, sahilde dolaşan bir kalabalık göründü.
E) Yorgun rüzgarlar yöremizi nihayet terk etti.

 

 

17. “Şöyle böyle on yıllık memurdu.” cümlesine ikilemenin kattığı anlamın benzeri, aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?

A) Topu topu bir hafta izin yapacaktım, Alanya’ da.
B) Kooperatif için ucu ucuna denkleştirilmiş parayı çar çur etti, Rıfkı.
C) Aşağı yukarı iki saat sonra Alanya’da oluruz.
D) Eşyaları çok çok üç gün sonar taşıyabiliriz.
E) Bu ev olsa olsa seksen bin lira eder.

 

 

18. “Oturmak” sözcüğü aşağıdakilerden hangisinde mecaz anlamda kullanılmıştır?

A) Biz henüz oturmuştuk ki siz çağırdınız bizi buraya.
B) Bu sınıfta on altı kişiden fazla öğrenci, bu sıralarda oturamaz.
C) Bu bankta oturup biraz dinlensek iyi olur.
D) Aldığı malların üzerine oturup yurt dışına çıktı .
E) Türkiş’te oturan arkadaşlarının yanına gitmeyecek misin?

 

Pandomimde az hareketle çok şey anlatmak; izleyenin algılanmasına, yaratıcılığına ve eylemleri yorumlama yete-neğine güvenmektedir.

19.Bu cümleye göre, “az hareketle çok şey anlatmak” sözünden, aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

A) İzleyenlerin birçok şeyin farkında oldukları kabul edilmelidir.
B) Doğru ifadenin iletilmesinde izleyenin düş gücü dikkate alınmalıdır.
C) Gereksiz jestlerle izleyen yönlendirilmelidir.
D) İzleyenin tamamlayabileceği boşluklar bilinçli bir biçimde izleyene sunulmalıdır.
E) Hareket dili pandomim, ifadeyi her zaman ayrıntılı, eksik-siz ve anlaşılır bir biçimde sunmalıdır.

 

 

20. “Edebiyat, zamanımızda edebiyat yapmaktan kurtulmaya çalışıyor.cümlesinde altı çizili sözün, cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

A) Edebiyat, yalnızca edebiyat olarak kalmak istiyor.
B) Edebiyatı, kendisini bağlayan edebiyat zincirlerini pek mi seviyor ne?
C) Edebiyat, edebiyat çerçevesinin dışına çıkmak istemiyor.
D) Edebiyat, tam anlamıyla özgünleşmek istiyor
E) Edebiyat, özgünlük ve içerikten yoksun biçimselliği yıkmak istiyor

 

YANITLAR

1. D 11. D
2. C 12. C
3. E 13. B
4. D 14. D
5. D 15. C
6. D 16. A
7. A 17. C
8. A 18. D
9. E 19. C
10. D 20. E

 

 

 

* Kimi sorularda içerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…

 

 

 

 

     

 

 

 

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like
Devamı

SÖZCÜKTE ANLAM

SÖZCÜK (KELİME) “Kelebekler ve çiçekler özgürdür.” Bu cümledeki “Kelebek, çiçek, özgür” sözlerinin tek başına düşünüldüğünde bir anlamı olduğunu,bir…